Neyzen Efendi..
edebi 27 Ocak 2008
Kaç zamandır çalmak istiyordu,Şimdiye kadar hiçkimsenin çalmadığı şeyleri hiçkimsenin çalmadığı bir biçimde çalmak ve anlatmak istiyordu Neyzen Efendi…
Gönlünden geçenleri anlatmak istiyordu hiç konuşmadan sadece üfleyerek…Yüzündeki tebessüm hiçbir zaman gerçeği yansıtmamıştı,yüreği tebessüm ederken kalbi hıçkırıklara boğularak ağlıyordu.Dökmesi lazımdı içini ,anlatması lazımdı anlatmak istediklerini,kalem olup yazması lasımdı.Ama o hiçbirzaman yazan olmamıştı.Sadece üflemişti,yazanlar hep başkaları olmuştu.Ona sadece neyini üflemek kalmıştı.Hayat ona konuşması ve yazması için fırsat tanımamıştı.Tıkanıyordu anlatamadığı için derdini,bu yüzden neye veriyordu kendini,hep çalmak istiyordu,ölesiye çalmak belkide bu şekilde unutmak hayatı.İçindeki sızıyı yaşadıklarını bir çırpıda unutmak istiyordu.Bir yanı böyle derken bir yanı da hayır olmaz der gibiydi.Hayat ne kadar kötü olursa olsun tek bir tebessümün hatrına ,tek bir hatıranın,anının hatrına yaşanmaya değerdi.
Çok sevmişti,belkide haketmediği kadar çok sevmişti sevdiğini.Acaba ben bunları hakedecek ne yaptım die düşündü bi,tabii herkes kendi gibi düşünmek zorunda değildi.Ama genede haketmemiştim deyiverdi usulca mırıldanarak.
Gözleri neyini aradı o an ,ayrılamadığı tek şey olan kendisiyle bir tuttuğu neyini aradı.Bir köşede kendisi gibi terkedilmiş öylece duruyordu.Yavaşça eline aldı,bir zamanlar dışarıları izlerken sabahlara kadar ney çaldığı pencerenin yanına oturdu ve dışarı baktı belki de son kez.Kış dışarıda son günlerini yaşar gibiydi,kış baharı beklerken neyzende kollarını açmış Azraili ölümü bekliyordu.Herşey baharla yeniden doğardı ama bu sefer neyzen baharla ölümü tadıyordu.
O an son kelimeleri döküldü ağzından,şahadeti getirdi ve yığıldı kaldı pencerenin yanı başına,elinden düştü neyi,vücudu boylu boyunca uzandı neyinin yanına.Ölümde bile ayrılma benden der gibi ,ölümünde bile sadece neyi vardı.Yalnızdı,yalnızlığa mahkum bırakılmıştı.Yalnızlık demek ne kadar doğru aslında,belki bir aşk kaybetmişti ama gerçek aşkı bulmuştu,yaradanına aşkı bulmuştu..Zaten gerçek olanıda bu değilmiydi.Asıl aşık edende sevdirende aşık olunması gereken değilmiydi.Neyzende öğrenmişti bunu geç kalmıştı biraz belki.Hayatının son demlerinde de olsa öğrenmişti.
Ölümle Allaha koşarken bu sefer yüzünde gerçek bir tebessüm vardı ,kalbindeki heyecanı gerçek aşkına ulaşmanın verdiği mutluluğu yansıtan…
yorum yapın!