Ayıp be Leman!

medya 23 Ağustos 2007

   Böyle dergicilik yapılacağına hiç yapılmasın daha iyi,tamam anladık bir ülkede ifade özgürlüğü olması gerekiyor.Herkesin kendi gibi düşünmeyenlere karşı saygılı olması gerekiyor ama işi bu kadar bel altına vurmakta ayıp doğrusu.
   Leman dergisinin son sayısının kapak resmini Hayrunnisa Gül’ü Playboy kızı olarak resmetmesi,düşünce özgürlüğüne falan girmez.Düpedüz hakarettir.Acaba kendilerini Abdullah Gül’ün yerine koysalar nasıl düşünürlerdi.Tabi bunlar laik insanlar,bunlar için herşey mübah.

Tamamını okuyun! »

Ekrem Dumanlı Milliyet’e

medya 12 Ağustos 2007

     Gene başladılar,biraz rahat durmazlar mı ki bu insanlar ya.Her konu hakkında fikri olan isim,Hıncal Uluç.Laf söylemediği bir zaman gazetesi ve Ekrem Dumanlı kalmıştı sonunda onada laf söledi.

     2006_4_3__14_50_3__ed.jpgHürriyet’te bu aralar yer alan Ekrem Dumanlı haberlerinin nedeni,onun Milliyet’e geçmesini sağlamakmış,bak sen !Sedat Ergin’in yerine Ekrem Dumanlı getirilecekmiş.Boşa laf söylemek ne kadar kolay geliyor bu 10045.jpginsanlara.Hıncal Uluç 650 bin abonesi bulunan bir gazetenin okuyucularına sapık diyecek kadar ileri gidiyor.Hıncal Bey istemez ama bir geçmişte yazdığı yazıya bakalım,ne kadar iki yüzlü olduğu ortaya çıkacaktır,buyrun okuyun.

   Halbuki,  Ertuğrul Özkök’ün yakın zamanda Zaman’a yaptığı ziyaret,ne kadar hoş karşılanmıştı.Kendisi de memnuniyetini gayet güzel ifade etti.Hatta Zaman’ı öven ifadeler bile kullandı.Bu laflar bazılarının canını sıkmışa benziyor ki,adeta kuyruğuna basılmış hayvan gibi,bağırmaya başladılar .

   Senelerden beri belirli bir kesim hariç herkesin sevgisini,saygısını kazanmış müesseseleri karalamak için bilinçli olarak negatif haberler yapılıyor.Amaç,çamur at izi kalsın.Söylediklerinin yalan olduğu zaten ortaya çıkıyor ama işin aslını bilmeyen insanlar,bu haberlerden etkilenip önyargıya kapılabiliyorlar.

   Son olarak Hıncal Uluç’a bir çift lafım olsun:Yaşınız zaten almış başını gitmiş gidebileceği son noktaya,bir ayağınız çukurda ama siz hala inatçı bir biçimde batıl işler peşinde koşturuyorsunuz,tabi bu sizin bileceğiniz iş ama malum ölümlü dünya,herşeyin hesabını vereceğiz.Umarım o sırada fazla zorlanmazsınız.

  

Bu kez oyunun adı fedakarlık

Politika 8 Ağustos 2007

      27 Nisan günü 367 oyunuyla Abdullah Gül’ü seçtirmediler.22 temmuz’dahalk bunlara tokat gibi bir cevap verdi.

     Şimdilerde yeni bir oyun başladı gibi,adı da fedakarlık.Sayın Ertuğrul ÖZKÖK,hemen bir yazı yazmış,burada buyrun bakın.Abdullah Gül sonuna kadar hakediyormuşda,ama genede vazgeçmesi lazımmış.Saçma heryönüyle Cumhurbaşkanlığı yapabileceğine inandığı birinin,vazgeçmesini neden ister,anlamak zor.

    Diğer gazetelerde Abdullah Gül’e psikolojik baskı yaparak sanki vazgeçmesi,ülkemiz için daha yararlı olacakmış gibi bir hava oluşturmaya çalışıyor.Bununda yeni bir oyun olduğu apaçık görülüyor.Benim hiç kuşkum yok yeni Cumhurbaşkanımız ülke için en hayırlı olan kişi olacaktır.Onlar isteseler de istemeseler de.

    

Ankara-Washington Hattı / 1

Yazı dizileri 2 Ağustos 2007

    Yıllardır hep söylenmiştir,Türkiye dış güçler tarafından yönetiliyor diye.Ama sadece lafta kalmıştır bunlar,somut olarak bilgilere rastlamak hiç mümkün olmamıştır yada başkaları tarafından engellenmiştir.

    Bu bağlamda ele aldığımızda kitapta ki olaylar Türkiye gerçeklerini tüm yüzüyle ortaya koyuyor.

    Öncelikle işe 2. Dünya Savaşından başlamak lazım,bu savaş Türkiye için bir dönüm noktasıdır aslında,çünkü savaşın bitmesiyle birlikte Türkiye’de ki İngiltere egemenliği yerini Amerikan idaresine bırakmıştır.Tarih vermek gerekirse 11 Haziran 1944′e denk gelir.

    11 Haziranla birlikte Amerika Türkiye’deki yerini sağlamlaştırmıştır.Birazdan bahsedeceğimiz 27 Mayıs Darbesinide Amerika eksenli düşünmek gerekir.Yani bu darbe Türk ordusunun yaptığı bir darbe olmaktan çok,adeta Amerika’nın TSK’ya yaptırdğı bir darbedir. Tamamını okuyun! »

Darbe mi? O da ne!

Politika 1 Ağustos 2007

Buyrun birde burdan yakın.

İlk açıklamayı Edip Başer’den almıştık,Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olması durumunda darbe olur imasında bulunmuştu.Ardından hemen Sabih Kanadoğlu devreye girdi ve Gül’ün köşke çıkması halinde yargılanabileceğini söyledi.Bunun yanına bir de ne yakışırdı.Genelkurmay Başkanının güzel bir açıklaması iyi giderdi.Ama Büyükanıt’ın yaptığı açıklama darbe çığırtkanlığı yapanların  heveslerini kursaklarında bıraktı.

Büyükanıt açıklamasında 12 Nisan’daki açıklamasına vurgu yapıyor,27 Nisan’a değil.Sözde değil özde Cumhurbaşkanı istiyoruz diyor,bunda da sonuna kadar haklı.

Türkiye’deki küçük Amerikancılar bunu hemen 27 Nisan bildirisinin devamı şeklinde görmek istediler ama nafile herşey apaçık ortada .

Son olarak birşeyden bahsedeyim VKGB operasyonuna yasak gelmiş.Tam birşeyler meydana çıkmaya başladığında , tüm basın ve yayın organlarına gelen yasak insanı düşündürüyor.Ne kadar iyi niyetli düşünmeye çalışsakta olmuyor.Bunca zamandır vatansever kimlikle dolaşan şahsiyetlerin ne dolap çevirdikleri bir bir ortaya çıkarken böyle bir yasak koymak,ülkede dönen dolapların hangi seviyede olduğunu apaçık gösteriyor.

Bekleyip görücez bu kuvvacıların halini .

© 2007 Y.Emre Boraer, WordPress - TR ve Genki teması üzerine kurulmuştur. Tüm Hakları Saklıdır. Site içeriği, kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.