Çözülür cümlelerim
elbet bir gün
kördüğüm olmuş özneler
kavuşur yüklemine
işte o zaman
gelse bile
yan yana
iki sessiz harf
türkçeleşir
aşk…
Faruk ERDOĞDU
www.siyahkahve.com (alıntıdır)
Çözülür cümlelerim
elbet bir gün
kördüğüm olmuş özneler
kavuşur yüklemine
işte o zaman
gelse bile
yan yana
iki sessiz harf
türkçeleşir
aşk…
Faruk ERDOĞDU
www.siyahkahve.com (alıntıdır)
Kaç zamandır çalmak istiyordu,Şimdiye kadar hiçkimsenin çalmadığı şeyleri hiçkimsenin çalmadığı bir biçimde çalmak ve anlatmak istiyordu Neyzen Efendi…
Gönlünden geçenleri anlatmak istiyordu hiç konuşmadan sadece üfleyerek…Yüzündeki tebessüm hiçbir zaman gerçeği yansıtmamıştı,yüreği tebessüm ederken kalbi hıçkırıklara boğularak ağlıyordu.Dökmesi lazımdı içini ,anlatması lazımdı anlatmak istediklerini,kalem olup yazması lasımdı.Ama o hiçbirzaman yazan olmamıştı.Sadece üflemişti,yazanlar hep başkaları olmuştu.Ona sadece neyini üflemek kalmıştı.Hayat ona konuşması ve yazması için fırsat tanımamıştı.Tıkanıyordu anlatamadığı için derdini,bu yüzden neye veriyordu kendini,hep çalmak istiyordu,ölesiye çalmak belkide bu şekilde unutmak hayatı.İçindeki sızıyı yaşadıklarını bir çırpıda unutmak istiyordu.Bir yanı böyle derken bir yanı da hayır olmaz der gibiydi.Hayat ne kadar kötü olursa olsun tek bir tebessümün hatrına ,tek bir hatıranın,anının hatrına yaşanmaya değerdi. Tamamını okuyun! »
Son olaylardan sonra sabır taşıda olsak çatlardık herhalde…15 şehitle beraber ipler kopma noktasına geldi,sinirler gerildi.En ufak bir olayda bile sınır ötesi operasyon yapılacağı konuşuluyor.
Bu konu hakkında çok iyi karar vermek gerekir,rastgele alınacak bir karar çok kötü sonuçlar doğurabilir.Öfkemizi bir nebze olsun kontrol altına almalıyız.Çünkü bize bu oyunu hazırlayanlar zaten bizim bu operasyonu yapmamızı istiyorlar.Amaçları ise Ortadoğuyu karıştırarak bundan kendilerine pay çıkarmak. Tamamını okuyun! »
Bu gece, Kuran’da “Bin geceden daha hayırlıdır” diye nitelenen Kadir Gecesi,Kadir geceniz mübarek olsun.
Hasan Hüseyin Der ‘den bize bir pas gelmiş.Değerlendirelim bi
Bu örnekte kimi sözcük ve ekleri sırasıyla şöyle saptayabiliriz Şimdi bizde pasımızı yolluyalım. DüşüncelerBi tane yeter herhalde
![]()
Cumhurbaşkanlığı seçiminin başlamasıyla beraber ortaya çıkarılan yaygaranın asıl sebepleri acaba ne,bir ara devrede Baykal vardı o işini yapamayınca şimdi vitrine Teziç ve Rektörler çıktı.Sivil Anayasa üzerinden tekrar bir başörtüsü sorunu çıkarıp,bunun üzerinden siyaset yapmaya kalktılar.Siyaset ne kadar onların işi bu da ayrı bir soru tabi.
Bu arada Odtü rektörünün son açıklamasını nasıl karşılamak lazım acaba”Türbanlılar ODTÜ’yü Kazanamaz” demiş beyefendi.Bunu neye dayanarak söylüyor merak ettim doğrusu,ya bu şahıs bunamış kendi okulundaki kişileri görmüyor ya da canı öyle istiyor da böyle ifadelerle kamuoyunu etkilemeye çalışıyor.Hiç öyle değil efendim siz kendi okulunuza biraz dikkat edin,sadece benim tanıdğım kaç kişi var
Tamamını okuyun! »
Böyle dergicilik yapılacağına hiç yapılmasın daha iyi,tamam anladık bir ülkede ifade özgürlüğü olması gerekiyor.Herkesin kendi gibi düşünmeyenlere karşı saygılı olması gerekiyor ama işi bu kadar bel altına vurmakta ayıp doğrusu.
Leman dergisinin son sayısının kapak resmini Hayrunnisa Gül’ü Playboy kızı olarak resmetmesi,düşünce özgürlüğüne falan girmez.Düpedüz hakarettir.Acaba kendilerini Abdullah Gül’ün yerine koysalar nasıl düşünürlerdi.Tabi bunlar laik insanlar,bunlar için herşey mübah.
Gene başladılar,biraz rahat durmazlar mı ki bu insanlar ya.Her konu hakkında fikri olan isim,Hıncal Uluç.Laf söylemediği bir zaman gazetesi ve Ekrem Dumanlı kalmıştı sonunda onada laf söledi.
Hürriyet’te bu aralar yer alan Ekrem Dumanlı haberlerinin nedeni,onun Milliyet’e geçmesini sağlamakmış,bak sen !Sedat Ergin’in yerine Ekrem Dumanlı getirilecekmiş.Boşa laf söylemek ne kadar kolay geliyor bu
insanlara.Hıncal Uluç 650 bin abonesi bulunan bir gazetenin okuyucularına sapık diyecek kadar ileri gidiyor.Hıncal Bey istemez ama bir geçmişte yazdığı yazıya bakalım,ne kadar iki yüzlü olduğu ortaya çıkacaktır,buyrun okuyun.
Halbuki, Ertuğrul Özkök’ün yakın zamanda Zaman’a yaptığı ziyaret,ne kadar hoş karşılanmıştı.Kendisi de memnuniyetini gayet güzel ifade etti.Hatta Zaman’ı öven ifadeler bile kullandı.Bu laflar bazılarının canını sıkmışa benziyor ki,adeta kuyruğuna basılmış hayvan gibi,bağırmaya başladılar .
Senelerden beri belirli bir kesim hariç herkesin sevgisini,saygısını kazanmış müesseseleri karalamak için bilinçli olarak negatif haberler yapılıyor.Amaç,çamur at izi kalsın.Söylediklerinin yalan olduğu zaten ortaya çıkıyor ama işin aslını bilmeyen insanlar,bu haberlerden etkilenip önyargıya kapılabiliyorlar.
Son olarak Hıncal Uluç’a bir çift lafım olsun:Yaşınız zaten almış başını gitmiş gidebileceği son noktaya,bir ayağınız çukurda ama siz hala inatçı bir biçimde batıl işler peşinde koşturuyorsunuz,tabi bu sizin bileceğiniz iş ama malum ölümlü dünya,herşeyin hesabını vereceğiz.Umarım o sırada fazla zorlanmazsınız.
27 Nisan günü 367 oyunuyla Abdullah Gül’ü seçtirmediler.22 temmuz’dahalk bunlara tokat gibi bir cevap verdi.
Şimdilerde yeni bir oyun başladı gibi,adı da fedakarlık.Sayın Ertuğrul ÖZKÖK,hemen bir yazı yazmış,burada buyrun bakın.Abdullah Gül sonuna kadar hakediyormuşda,ama genede vazgeçmesi lazımmış.Saçma heryönüyle Cumhurbaşkanlığı yapabileceğine inandığı birinin,vazgeçmesini neden ister,anlamak zor.
Diğer gazetelerde Abdullah Gül’e psikolojik baskı yaparak sanki vazgeçmesi,ülkemiz için daha yararlı olacakmış gibi bir hava oluşturmaya çalışıyor.Bununda yeni bir oyun olduğu apaçık görülüyor.Benim hiç kuşkum yok yeni Cumhurbaşkanımız ülke için en hayırlı olan kişi olacaktır.Onlar isteseler de istemeseler de.
Yıllardır hep söylenmiştir,Türkiye dış güçler tarafından yönetiliyor diye.Ama sadece lafta kalmıştır bunlar,somut olarak bilgilere rastlamak hiç mümkün olmamıştır yada başkaları tarafından engellenmiştir.
Bu bağlamda ele aldığımızda kitapta ki olaylar Türkiye gerçeklerini tüm yüzüyle ortaya koyuyor.
Öncelikle işe 2. Dünya Savaşından başlamak lazım,bu savaş Türkiye için bir dönüm noktasıdır aslında,çünkü savaşın bitmesiyle birlikte Türkiye’de ki İngiltere egemenliği yerini Amerikan idaresine bırakmıştır.Tarih vermek gerekirse 11 Haziran 1944′e denk gelir.
11 Haziranla birlikte Amerika Türkiye’deki yerini sağlamlaştırmıştır.Birazdan bahsedeceğimiz 27 Mayıs Darbesinide Amerika eksenli düşünmek gerekir.Yani bu darbe Türk ordusunun yaptığı bir darbe olmaktan çok,adeta Amerika’nın TSK’ya yaptırdğı bir darbedir. Tamamını okuyun! »